Table of Contents Table of Contents
Previous Page  112 / 213 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 112 / 213 Next Page
Page Background

İslami Finansal Araçların Çeşitlendirilmesi

101

Varlığa dayalı borç araçları (kiralama sertifikaları) biçimindeki sukuk, Türkiye’nin piyasasına ilk

olarak Nisan 2010’da Kuveyt Türk tarafından gerçekleştirilen bir yurt dışı ihracıyla girmiştir. Yurt

içi ihracına ilişkin hukuki çerçeve de aynı yıl içinde oluşturulmuştur. Ancak bu çerçeve, icâre

sukuku ihraçları için vergi tarafsızlığı getiren 2011 tarihli Torba Yasanın çıkarılmasına kadar

uygulanamamıştır (IFN 2016). Haziran 2012’de Kamu Finansmanı Kanununda başka bir değişiklik

yapılarak devlet sukuku ihracına izin verilmiştir. Türk Hazinesi, Eylül 2012’de, bir karşılaştırma

ölçütü olarak, 1,5 milyar dolarlık sukuk ihracı gerçekleştirmiştir (White ve Case 2016).

2009’da Devlet Planlama Teşkilatı, “İstanbul Finans Merkezi Strateji Belgesi”ni” uygulamaya

yönelik plan(lar)ını hayata geçirmiştir. Bu stratejinin amacı, İstanbul’u kısa vadede bölgesel bir

finans merkezi ve uzun vadede küresel bir finans merkezi haline getirmektir

78

. Stratejinin başka

bir amacı da sektördeki katılım bankalarının pazar payının önemli oranda artırılmasıdır

79

. Ayrıca,

stratejiyi tamamlayıcı olarak Borsa İstanbul da vizyonu destekleyici politikalar belirlemiştir.

Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı, geçtiğimiz günlerde İstanbul’un bölgesel bir finans

merkezi haline getirilmesi vizyonuna cevap olarak “borsanın” gelecekteki politikalarının bir

kısmını açıklamıştır (IFN 2016, ss.13-14). Başkan, borsanın bir Uluslararası Şer’i Danışma

Kurulunun oluşturulması için Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği ile birlikte çalıştığını ve yenilikçi

bir ürün yelpazesi geliştirmeyi planladığını açıklamıştır. Bu yeni ürünler arasında, Türkiye’deki

emlakçılarla işbirliği içinde kentsel dönüşüm projelerinin finanse edilmesine yönelik İslami emlak

sertifikaları da yer almaktadır

80

. Ayrıca Borsa İstanbul, büyük altyapı projelerinden elde edilen

gelirlerin dayanak olarak kullanılacağı varlığa dayalı sukuku uygulamaya koymaya yönelik radikal

düzeyde yenilikçi bir fikir üzerinde çalışmaktadır. Bu sukuk, köprüleri, ücretli otoyolları ve istikrarlı

bir şekilde yüksek gelir yaratabilecek diğer kamu sektörü projelerini kapsayan Kamu-Özel-Ortaklığı

(KÖO) projeleri için modellenmiştir (IFN 2016)

81

.

2016’nın sonunda, ikisi devlete ait olmak üzere beş katılım bankası İslami finansal hizmetler

sunmaktaydı. Devlete ait bu iki katılım bankasının açılması, Türkiye’de İslami finansın geliştirilmesi

ve desteklenmesi bakımından önemli bir adım olarak görülmektedir. Bir süre önce S&P tarafından

hazırlanan “Yeni Türk İslami Kredi Kuruluşlarının Doğuşu: Ezber Bozan Bir Hamle mi?” adlı

raporda Türkiye’de devlete ait katılım bankalarının da pazara girmesiyle İslami bankacılığın büyük

adımlar atarak büyümesini sürdürebileceği sonucuna varılmıştır.

İslami Finans sektöründeki son trendler de umut vericidir ve ülke, sektörün geliştirilmesi ve

desteklenmesinde önemli katkılar yapmak için büyük bir potansiyele sahiptir. Güncel çalışmalarda,

bu potansiyelin gerçekleştirilmesi için ele alınması gereken bazı konular dile getirilmiştir. Bu

konular arasında İslami finansal araçların gelişimini düzenlemek ve denetlemek üzere resmi bir

Şer’i danışma kurulunun oluşturulması, İslami finans ilgili konuların üzerine yapılan akademik

araştırmaların teşvik edilmesi ve eğitim kurumlarının sürece dâhil edilmesi, halkın İslami bankacılık

hakkındaki genel algısını iyileştirmeye yardımcı olacak medya kampanyalarının düzenlenmesi ve

finansal araçların daha fazla çeşitlendirilmesi yer almaktadır (Aslan ve Özdemir, 2015).

Düzenleyici ve Hukuki Çerçeve

5411 sayılı Bankacılık Kanunu (BK), Türkiye’deki bankacılık sektörünün ve finansal kiralama,

faktöring ve tüketici finansmanı şirketlerinin düzenlenmesi ve denetlenmesinden sorumlu ana

78

http://www.Islamicfinancenews.com

79 Bu amaç aynı zamanda “İstanbul Uluslararası Finans Merkezi Eylem Planı (2015-2018)” adlı belgede yer alan stratejinin de

bir parçasıdır.

80 Başkan, bu görüşlerini IFN’de yayımlanan (2016) özel bir röportajında dile getirmiştir.

81 Bu görüşler, Türk Hükümetinin resmi konumunu yansıtmayabilir.