İslami Finansal Araçların Çeşitlendirilmesi
99
3.5 VAKA ÇALIŞMASI: TÜRKİYE
3.5.1 ÖZET
Türkiye’de İslami finansın başlangıcı 1984’e dayanmaktadır. İlk olarak Özel Finans Kurumlarının
faaliyet göstermesine izin verilmiş, daha sonra bunlar 2005 yılında çıkarılan yeni bankacılık
kanunuyla Katılım Bankalarına (KB’ler) dönüştürülmüştür. Son dönemde yaşanan ekonomik
kalkınma ve yönetmelik değişiklikleri Türkiye’de son on yılda İslami finansın büyümesine önemli
derecede katkıda bulunmuştur. Devlet sukuku ve katılım bankaları sukuk ihraçları gerçekleştirilmiş
ve ayrıca İslami özel emeklilik şirketleri kurulmuştur. Yalnızca İslami finansın büyümesi geleneksel
finansın büyümesinden daha hızlı gerçekleşmemiş, aynı zamanda bu bankalar toplam bankacılık
varlıklarının pazar payını iki katına çıkarmayı başarmış ve bu pay 2015’te yüzde 5’e ulaşmıştır
75
.
Sukuk piyasası da son yıllarda kayda değer bir ilerleme kaydetmiştir. 2011-2015 arasında
Türkiye Hazine Müsteşarlığı yaklaşık değeri 7,71 milyar dolar olan sekiz devlet sukuku ihracı
gerçekleştirmiş ve diğer özel kurumsal sukuk ihraçlarının değeri ise 4,071 milyar dolar olmuştur
(Dey, 2016). Kaydedilen ilerleme, devletin son yıllarda İslami finansı destekleme ve geliştirmeye
yönelik niyetini, atılan önemli somut adımlar da bu anlamda kararlılığını göstermektedir.
İlk olarak, devlete ait katılım bankaları olan Ziraat Katılım ve Vakıf Katılım, sırasıyla Mayıs
2015 ve Şubat 2016’dan beri faaliyet göstermektedir. Bir süre önce hazırlanan S&P raporuna
göre Türkiye’nin yeni İslami kredi kuruluşları olarak bu devlet bankalarının ortaya çıkışı ezber
bozan bir gelişme olabilir
76
. İkinci olarak, 2014-2018 arasındaki dönemi kapsayan 10. kalkınma
planının bir parçası olan İstanbul Uluslararası Finans Merkeziyle (İUFM) İstanbul’un Küresel
Finans Merkezi Endeksi sıralamasında ilk yirmi beşe girmesi amaçlanmaktadır. İUFM projesinin
önemli bileşenlerinden biri, Türkiye’de katılım bankacılığı ve İslami finansın geliştirilmesidir (Borsa
İstanbul, 2017). Üçüncüsü, Haziran 2012’de Mecliste kamu sektörünün devlet sukuku ihraç
etmesine olanak tanıyan önemli bir kanun çıkarılmıştır. Dördüncüsü, Kasım 2013’te İstanbul’da
Dünya Bankası Küresel Finans Geliştirme Merkezi açılmıştır. Bu, İslami finans da dâhil olmak üzere
finans sektörünün düzenleyici ve hukuki çerçevesinde daha fazla reform yapılmasına yönelik
çalışmaları tamamlayacaktır. Beşincisi, özel bir meslek kuruluşu olan Türkiye Katılım Bankaları
Birliği (TKBB), katılım bankalarının pazar payının artırılmasına ve Şer’i uyumlu olan yeni finansal
ürün ve hizmetlerin teşvik edilmesine yardımcı olmak adına “2025 Vizyonu” adında detaylı bir
strateji belgesi hazırlamıştır (TKBB 2015). Son olarak, iktidar partisi ‘2023 Vizyonu’ ile 2023
sonuna kadar Türkiye’nin dünyadaki en büyük 10 ekonomiden biri haline getirilmesi gibi iddialı
bir plan hazırlamıştır. Uluslararası raporlardan birine (Thomson Reuters, 2014)
77
göre TKBB,
2025’e kadar KB’lerin toplam finansal varlıklarının tüm sektörde yüzde 15 paya sahip olması ve
beklenen toplam varlıkların değerinin 100 milyar doları aşması şeklinde bir hedef belirlemiştir.
Ernst & Young tarafından yayımlanan başka bir uluslararası çalışmada Türk Hükümetinin benzer
bir vizyona sahip olduğu onaylanmıştır (TKBB 2014). Bu vizyonla, kurumlar, bankalar ve Hazine
tarafından gerçekleştirilecek sukuk ihraçlarıyla küresel finans piyasasında daha geniş bir yatırımcı
havuzuna erişim sağlanması amaçlanmaktadır (Nevzat Devranoğlu, 2013).
Ülkede çeşitli hukuk reformlarının gerçekleştirilmesinden sonra İslami finansta 2005’ten beri kayda
değer bir büyüme olsa da, İslami finansın payı düşük kalmış ve İslami ürünlerin çeşitlendirilmesine
dair olarak bugüne kadar kaydedilen gelişmeler sınırlı olmuştur. Türkiye’nin sukuk piyasasının
kapasitesi ve itibarına rağmen KB ihraçları dışında sınırlı sayıda yerli kurumsal sukuk ihracı
75 TKBB (2014)
76 Osman Orsal (2016),
http://www.zawya.com/mena/en/business/story/ZAWYA20160626035454/77 Raporda belirtilen stratejik ortaklardan bazıları Türkiye Finans, IRTI ve Al Baraka’dır.




