İslami Finansal Araçların Çeşitlendirilmesi
97
sorunlar piyasanın gelişimini engellemeye devam etmektedir. Genel olarak, Sudan piyasasının
yaşadığı zorluklar diğer Arap ve Afrika pazarlarındaki sorunlara benzerdir ve bunların üstesinden
gelinmesi biraz zaman alacaktır. Ancak, yerli tekâfül sektörünün son yıllarda önemli bir büyüme
yakalamasıyla birlikte, Sudan piyasası uluslararası tekâfül gelişimine aktif olarak katılmaya hazırdır.
Sudan’ın, İslami Sigortacılık ve Tekâfül Şirketleri Federasyonunun (FIITC) merkezini kurulacağı
ülke olarak seçilmesi de şaşırtıcı olmamıştır. Başkan Yardımcısı ve Genel Sekreter Sudanlıdır ve
Sudan’ın başkentinde yaşamaktadır”.
Hassan (2014), çalışmasında şunları ifade etmektedir: “Tarım sektöründe tekâfül birçok güçlükle
karşı karşıyadır: Tarım toplumundaki bilgi eksikliği; yüzde 5 ile 9 arasında değişen yüksek risk
nedeniyle yüksek teminat oranları; mevcut potansiyeli ile karşılaştırıldığında küçük kalan kapsama
alanları nedeniyle yüksek idari masraflar; kuraklık, sel ve sıcaklık artışlarına neden olan iklim
değişikliği riskinde artış; sertifikasız tohum kullanımı ve çiftçilerin teknolojik paketlerin kullanımını
ihmal etmesi,.Tekâfül ihtiyaç duyulan kredinin miktarını belirlemek açısından finansman kurumu
ile tarım programlarının yönetimi arasındaki koordinasyon eksikliği. Reasürans sözleşmeleri, bazen
İslami sigortacılık deneyiminin ilerlemesini engelleyici bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu,
çok sert koşullarda küçük kapasiteler sunularak gerçekleştirilmektedir.”.
İslami finansal araçların çeşitlendirilmesini önleyen ana engellerin ele alınması ve Sudan’a yönelik
çözüm sunulması için:
• Risk paylaşımı için fazla isteklilik olmaması: Bu, murabaha gibi belirli araçlara bağımlı
olunmasına ve mudârebe ve müşârekeye ve Sudan’da çok önemli olan tarım sektöründe
kullanılan muzaraa ve müsakat gibi diğer araçların fazla kullanılmamasınaneden olmuştur.
Bu sorun, bahsedilen araçları vergiden muaf kılarak ve bunlar için sübvansiyonlar veya
bunları uygulayan bankalara teşvikler sağlanarak bu araçların kullanımını teşvik eden devlet
politikalarıyla ele alınabilir. Politikaları oluşturanlar ayrıca bankalardan finansmanlarının
ve yatırım portföylerinin belirli bir kısmını zorunlu olarak her bir araca tahsis etmelerini
isteyebilir. Bu, İslami finansal araçların kullanımını çeşitlendirmede etkili bir yaklaşım
olacaktır.
• Yatırımcılar ve genel olarak halk arasında çeşitli İslami finansal araçlara ilişkin düşük
farkındalık düzeyi de murabaha ve icâre gibi popüler araçlara odaklanmalarına yol
açmaktadır. İlgili kurumlar, diğer araçları (mudârebe, selem, istisna, müşâreke, azalan
müşâreke gibi) teşvik etmeli ve bunları kolay anlaşılır bir şekilde sunarak faydalarını ve
özelliklerini vurgulamalıdır. Akademik kurumlar da, halkın murabaha dışındaki geleneksel
İslami finans yapıları ve geleneksel bankacılık hizmetleri hakkındaki bilgisini artırmada
halka açık konferanslar düzenleyerek bu anlamda önemli bir rol oynayabilir.
• Çok çeşitli finansal araçlar ve finansman biçimleriyle iş yapılmasında yeterli ve etkili bir beşerî
sermaye gerekir ve Sudan, İslami finansın tüm alanlarında (bankacılık, tekâfül, mikrofinans,
sermaye piyasaları, para piyasaları, vakıf, zekât) daha fazla sayıda uzmanlaşmış akademik
kuruluşlara ve eğitim kurumlarına sahip olmalıdır. Şu anda Sudan’ın büyüklüğüne,
nüfusuna ve İslami finans tarihine göre çok az sayıda ihtisas kurumu vardır.
• Sudan’da çok az sermaye gerektiren finansal teknoloji girişimleri yokkenBAE, Mısır, Malezya,
Endonezya gibi diğer gelişmekte olan Müslüman ülkeler, kısmen risk paylaşımına ve öz
kaynak bazlı araçlara (örneğin kitle fonlaması) dayanan bu yeni finans trendinde aktiftirler.
Bu nedenle Sudan hükümeti, yeni teknolojilere dayanan yeni finansman biçimleriyle
finansal tabana yayılmayı artırmak açısından bu girişimleri teşvik etmeye başlamalıdır.
• Sudan’daki sektörün mevcut teknik tarafının, işletme ve kurumların yönetimine ilişkin tüm




