İslami Finansal Araçların Çeşitlendirilmesi
47
açık ifadeler yer almamaktadır. Dolayısıyla faaliyetleri, geleneksel finansal kuruluşlara
yönelik kanunların bazı hükümlerinin ne şekilde yorumlandığına bağlıdır.
• İFK’lara yönelik uygun likidite yönetim araçlarının olmaması: Bugüne kadar CBN yalnızca üç
likidite yönetim aracı geliştirebilmiştir ve bunlardan yalnızca biri, İslami bankanın likiditesini
yönetip bir miktar getiri elde etmesine olanak tanıdığı için uygulanabilirdir. Bu araç, İslami
bankaların yatırım yapması açısından Merkez Bankasının elinde bulundurduğu çok taraflı
finansal kuruluşların sukukunun menkul kıymetlere çevrilmesini içermektedir. Maalesef,
hukuki ve düzenleyici çerçevelerin getirdiği kısıtlamalar yüzünden Merkez Bankasının
Sukuka yatırım yapmakta hâlâ bazı güçlükler yaşaması nedeniyle bu araç hâlâ kullanılabilir
değildir.
• Düzenleyici çerçevedeki tutarsızlıklar: Örneğin Nijerya’daki İslami bankaların
lisanslandırılması ve düzenlenmesine ilişkin olarak Merkez Bankası tarafından 2011’de
yayımlanan kılavuz ilkeler, geleneksel bir bankanın bağlı şirket olarak İslami bir bankaya
sahip olmasına olanak tanırken, 2010’da yayımlanan 3 sayılı Yönetmelik, geleneksel
bir bankanın yalnızca yurt dışında bağlı bir şirkete sahip olmasına izin vermektedir. Bu
tutarsızlık şu anda İslami bankacılık pencerelerinden birinin herhangi bir bağlı şirkete
dönüştürülebilirliğini etkilemektedir.
• Uygulayıcılar ve düzenleyicilerin genel olarak İslami finans hakkında yeterli bilgiye
sahip olmaması: İslami finans alanında bilgi eksikliği konusu hem uygulayıcılar hem de
düzenleyiciler arasında göze çarpmaktadır. Likidite yönetim araçları konusu, bu güçlüğün
göstergelerinden biridir. Merkez Bankası, uygulanabilir bir araç sunamamakta ve diğer
yandan uygulayıcılar, Merkez Bankasına değerlendirme yapması için bir yapı önerisinde
bulunamamaktadır.
• Genel olarak halkın ilgisizliği ve şüpheciliği: İslami finans ürünleri bazen halk tarafından
‘Müslüman işi’ olarak görülmektedir; ancak Müslüman toplum içinde de İslami finansa
şüpheyle yaklaşan ve başarılı olamayacağına inanan bazı gruplar mevcuttur.
• Geleneksel finans hakkında bilgi sahibi fıkıh âlimlerinin azlığı: Şer’i ilim adamları geleneksel
finans hakkında sınırlı bilgiye sahiptir ve bu, finansal kuruluşların Şer’i danışma kurulları
tarafından kararların sıklıkla tersine çevrilmesine yol açmaktadır.
İFK’lardaki En İyi Uygulamalar
IMF’ye göre İslami finans, en azından üç temel alanda güçlü yönlere sahiptir: Özellikle yeterince
hizmet alamayan büyük Müslüman nüfus kesimleri arasında daha fazla finansal tabana yayılma
sağlar; varlığa dayalı finansman ve risk paylaşım özelliği dolayısıyla KOBİ’ler ve kamu altyapısı
yatırımlarına destek sağlayabilir.
IMF tarafından vurgulandığı gibi İslami finansın güçlü olduğu bu alanlar Nijerya için de doğrudur
ve aşağıda kısaca ele alınmaktadır:
•
Daha Fazla Finansal Tabana Yayılma:
En az yüzde 50’si Müslüman olan yaklaşık 184
milyon nüfusa sahip Nijerya gibi bir ülkede İslami finans, finansal tabana yayılma için büyük
bir potansiyele sahiptir. EFInA’nın (Enhanced Financial Innovation and Access) 2016 yılına
ilişkin Finansal Hizmetlere Erişim Anketine
32
göre Nijerya’nın kuzeydoğusunda finansal
olarak dışlanan kesimlerin oranı 2014’teki yüzde 68 değerinden 2016’da yüzde 62’ye
düşmüştür. Bu, finansal tabana yayılmanın yüzde 6 oranında arttığını göstermektedir.
Bu gelişme kısmen, Nijerya’da 2012’de ülkenin kuzeydoğu ve kuzeybatısındaki bölgeleri
32 EFInA 2016 Anketi için erişim adresi: EFInA:
http://efina.org.ng/assets/A2F/2016/Key-Findings-A2F-2016.pdf




