İslami Finansal Araçların Çeşitlendirilmesi
35
tekâfül fonunun bir vakıf olarak (yani tekâfül işletmesi veya katılımcıların doğrudan mülkiyetinde
olmadan) işletilmesi bir Şer’i kuraldır ve bu yüzden bir vekâlet-vakıf modeli (katılımcıların yatırım
fonu için bir mudârip görevi gören tekâfül işletmesinin söz konusu olduğu) kullanılmaktadır.
Tüm bu modellerde tekâfül işletmesi tarafından tekâfül katılımcılarının adına ayrı bir fon kurulup
yönetilir. Motorlu taşıt sigortası, denizcilik sigortası ve yangın sigortası gibi birden fazla ürün
sunulduğunda her bir riskten kaynaklanan zararları karşılamak için genellikle ayrı fonlar kurulur.
Herhangi bir dönemde tekâfül işletmesi sigortalama kârı (katkı paylarının ödemelerden fazla
olması, genellikle geçmişte dağıtılmamış kârlarla veya hissedarlardan karz-ı hasenle veya yatırım
fonuyla ödenir) veya sigortalama zararı elde eder. Bundan ayrı olarak, yatırım fonu da yatırım kârı
veya zararı getirir. Pakistan’da aile tekâfülünde uygulanan vekâlet-vakıf-mudârebe modeli gibi
bazı karma modellerde ayrı bir Katılımcı Yatırım Fonu vardır ve katılımcılara risklerini karşılamak
için ödemeler ayrı bir tekâfül fonundan yapılmaktadır.
Sadece mudârebeye dayalı bir tekâfül modelinde tekâfül işletmesi, tüm sigortalama kârlarından
ve/veya yatırım kârlarından önceden belirlenmiş bir kâr oranı (yüzde 35, yüzde 40, yüzde 50
gibi) almaya hakkı olan bir mudârip olarak hareket eder. Tipik mudârebeye dayalı bir üründe
katılımcılar da yatırımcılara veya mevduat sahiplerine benzemektedir. Bu yüzden, tekâfül firması
işletme giderlerini üstlenir, iyi performans elde edildiğinde yönetilen varlıkların getirilerini paylaşır,
ancak gelirleri garanti edilemez. Yatırımdan kaynaklanan tüm zararlar, Şer’i kurallara göre rabb-
ül-mal tarafından karşılanırken (yani tekâfül katılımcıları), sigortalama zararları işletme tarafından
karz-ı hasen ile ödenir.
Orta Doğu’da karışık vekâlet -mudârebeye dayalı tekâfül modeli yaygın olarak kullanılmaktadır.
Bahreyn Merkez Bankası, bunu tekâfül ve retekâfül firmaları için zorunlu hale getirmek üzere bir
girişim başlatmıştır. Saf Mudârebe modeline kıyasla burada tekâfül işletmesi, biri hissedarlarla
diğeri de tekâfül katılımcılarıyla olmak üzere iki fon yönetmektedir. Tekâfül işletmesine tekâfül
fonu (sigortalama zararlarının ödendiği) için bir vekâlet ücreti (katılımcıların katkı paylarının belirli
bir oranı) ödenir. İşletmeci katılımcı fonundaki tüm fazlalıklardan belirli bir ücret kazanır (etkili
yönetim adına bir teşvik faktörü olarak) ve Şer’i uyumlu bir şekilde mudârip olarak bu fazlalıkla
yatırım yapar. Ancak, katılımcıların tekâfül fonunun en azından kısmen tekâfül işletmesine veya
katılımcılara ait olmasından kaynaklanan sorunlar ortaya çıkmıştır. Fazlalığın dağıtımına ilişkin
olarak da benzer problemler söz konusudur. Fazlalık miktarın gelecekte sürdürülebilirlik adına elde
tutulması veya katılımcılar arasında paylaştırılmasına dair çıkar çatışmaları yaşanmıştır. Tekâfül
(süreci Şer’i uyumlu ve çeşitli üyelerin katkıda bulunduğu ve yalnızca birkaçının kazançlı çıktığı
bir kumar sözleşmesi olan meysirden arındırılmış hale getirmek için) kavramsal olarak teberruya
(bağış) dayalı olduğundan kâr paylaşım sözleşmesinin bağışlarda uygulanmaması gerektiğine ve
tekâfül fonunun hukuki statüsüne (ve mülkiyeti) dair bir Şer’i mesele söz konusuydu. Bu yüzden,
katılımcıların katkı paylarının doğrudan bir vakıf fonuna (zarar ödemesi dışında ödemelerin
yapılamadığı – Vakfın amacı) karma bir vakıf modeli geliştirilmiştir. Bunun sebebi, vakfın sahibi
olmamasıdır (Yüce Allah dışında). Vakıf benzeri tröstler, başlı başına yasal kuruluşlardır ve işletmeci
fonu yalnızca amacına uygun olarak yönetebilir. İşletmeci vakıf fonundan bir vekâlet ücreti kazanır
ve vakıf, sigortalama masraflarını, zararlarını ve retekâfül giderlerini öder. Katılımcılar, ayrı yatırım
fonunda işletmeciyle bir mudârebe ilişkisine sahiptir.
1979’da Sudan’dan sonra Malezya tekâfül şirketi kuran ilk ülke olmuştur. Malezya hükümeti,
ülkede İslami tekâfül şirketlerinin kurulmasına ilişkin fizibilite çalışmaları için bir görev gücü
oluşturduktan sonra Takaful Malaysia adlı ilk şirket 1981’de kurulmuş ve Temmuz 1985’te




