Table of Contents Table of Contents
Previous Page  133 / 213 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 133 / 213 Next Page
Page Background

İslami Finansal Araçların Çeşitlendirilmesi

122

Bangladeş’te on bir tane tam teşekküllü İslami sigortacılık şirketi vardır. Ancak, çalışanlarına özel

eğitim vermek için bir eğitim kurumu oluşturmamışlardır ve yeni ürün geliştirmeleri için koordineli

araştırmalar yapılmamaktadır. Genel İslami sigorta şirketleri (genel tekâfül şirketleri) herhangi bir

eğitim kurumuna sahip değildir, ancak Bangladeş Sigortacılık Akademisi, faizsiz olarak İslami

sigortacılığın nasıl yapılacağını öğretiyor olsa da, bire bir eğitimler gerçekleştirilmesi veya İslami

sigortacılık sisteminin araştırılması için hiçbir bulunmamaktadır.

Bangladeş’te İslami Sigortacılığın Görünümü

Bangladeş, nüfus bakımından dünyanın üçüncü en büyük Müslüman ülkesidir. Bangladeş’te İslami

sigortacılık şirketleri için bolca fırsat olacağı ve sektörün büyümesinin beklendiği söylenebilir. Ne

yazık ki, Bangladeş’te İslami sigortacılık konusunda yayımlanmış çok az araştırma vardır. İslami

sigortacılık ile ilgili medya kampanyalarıyla birlikte daha fazla makale ve kitap yayımlanırsa, bunlar

Bangladeş’te İslami sigortacılık konusunda daha fazla farkındalık yaratacaktır. Bangladeşliler

genellikle dindardırlar ve ticaret de dâhil olmak üzere her konuda İslam ile çelişen şeylerden

kaçınırlar. İslami sigortacılık işlemleri adil ve şeffaf bir şekilde gerçekleştirilirse, insanlar geleneksel

sigortacılıktan uzaklaşabilirler. Fareast Life Insurance Company, Bangladeş’te İslami sigortacılık

sektörünün devrimine iyi bir örnektir ve hızla büyüyen bir sigortacılık şirketidir.

İslam ilkelerine göre sigorta operasyonlarının yürütülmesi için hukuki çerçevenin değiştirilmesi

yönünde çaba gösterilmelidir. İnsan gücünü yetiştirmek için modern teknolojik imkânlara sahip

yeterli eğitimve araştırma kurumları kurulabilir. Halkın gözünde olumlu bir imajı yeniden kazanmak

ve sürdürmek için, uygun pazarlama stratejileri uygulanmalı ve müşterilere daha iyi hizmet

sunulmalıdır. İnsanları bilinçlendirmek için, sigorta şirketleri ayrıca ülkenin farklı bölgelerinde

düzenli olarak seminerler, sempozyumlar, tanıtım gezileri ve benzeri programlar düzenlemelidir.

En büyük sorun, yatırım yapılabilir fonların yüzde 30’unun devlet tahvillerine ve diğer iç borçlanma

senetlerine yatırılmasına yönelik yasal gerekliliktir. Devlet tahvilleri, döneme bağlı olarak yüzde 8

ila yüzde 10 arasında faiz getirisi sağlasa da, Merkez Bankası tarafından ihraç edilen Bangladeş

İslami Yatırım Tahvili (BGIIB), İslami sigortacılık şirketlerine yalnızca yüzde 2 ila yüzde 4 arasında

kâr sağlamaktadır. Bu nedenle, İslami sigortacılık şirketlerinin yatırım getirileri, geleneksel

sigortacılık alanında faaliyet gösteren rakiplerinin zorunlu yatırım portföyü kaynaklı getirileri

ile kıyaslandığında yüzde 60 ila 75 oranında daha azdır. Ayrıca, Şer’i uyumlu İslami tahvillere

yatırılan fonlar, Bangladeş’teki fazladan nakit likiditesine sahip ve nadiren İslami tahvil satın alma

ihtiyacı duyan İslami bankalara Merkez Bankası tarafından tekrar yatırılmaktadır. Dolayısıyla,

BGIIB fonunun büyük bir kısmı hiçbir yatırıma yönlendirilmeden boşta kalmaktadır. Bu durum,

İslami sigortacılık şirketleri için gerçek bir finansal dezavantajdır.

Müşterilerin güvenini artırmak amacıyla tekâfül işletmelerine Şer’i kurallar çerçevesinde daha

fazla esneklik ve inovasyon kabiliyeti sağlayacak güçlü bir Şer’i çerçeveye ihtiyaç bulunmaktadır.

Bangladeş İslami Sigortacılık Şirketleri Merkezi Şer’i Danışma Kurulu, ülkedeki tekâfül sektörü

için bir Şer’i uygunluk çerçevesi önermiştir. Önerilen bu çerçeve, işletmelerin Vekâlet, Mudârebe,

Cuale gibi İslami kavramlara dayalı baskın işletme modellerinden herhangi birini veya bunların

bir kombinasyonunu kullanmasına izin vermektedir. Ayrıca yatırımlar için kurallar, tekâfül

işletmelerinin İslam’ın ilke ve emirlerine riayet etmesine ve eşit şartlar altında faaliyet göstermesine

olanak sağlamaktadır. Yeni gelişen tekâfül sektörünün, hükümet ve düzenleyici kurumun özel

ilgisine ihtiyacı bulunmaktadır.