İslami Finansal Araçların Çeşitlendirilmesi
126
piyasası sektörünün durumunu büyük ölçüde iyileştirecektir. Hükümet, bu sektör lehine daha
fazla düzenleyici çerçeve geliştirmelidir.
Tekâfül
Tekâfül sektörünün geliştirilmesini ve finansal araçların çeşitlendirilmesini önleyen faktörler yatırım
sistemi, finansal araçların faiz, kumar içermesi, İslami sigortacılık kuralları ve düzenlemelerinin
olmaması ve Sigortacılık Kanunu’ndaki belirsizliklerdir. Bunlar, ülkede İslami sigortacılık sektörünün
teşvik edilmesi için büyük bir engeldir. Ancak bunlarla birlikte, İslami sigortacılık sektörünün
büyümesi ve gelişimi çeşitli faktörler tarafından engellenmektedir. Belirgin faktörler şunlardır:
a) Yetersiz düzenlemeler: İslami sigortacılık sektörünü denetleyen ayrı bir düzenleyici kurum
yoktur. Daha fazla hükümet politikası ve devlet müdahalesi, sektörün büyümesi ve gelişmesi
için çok faydalı olabilir.
b) Farkındalık eksikliği: Hedef kitle sektörle ilgili farkındalığa sahip değildir. Birçok kişi İslami
sigortanın İslami prensiplere uygun olmadığına inanmaktadır ve dolayısıyla sektöre
girmekte isteksizdir.
c) Sektör hakkında bilgisizlik: Ülkede İslami sigortacılık sektörüyle ilgili eğitim ve bilgi eksikliği
de vardır. Sektöre yeni girenlere eğitim verilmeli, bu şekilde, mevcut işlerini yaparlarken
gelecekteki görev ve sorumluluklarını daha iyi bir şekilde belirleyebilirler.
d) Sektöre finansal teknolojilerin entegre edilmemesi: İslami sigortacılık uygulayıcıları, çok
sınırlı şekilde teknolojik yenilikler kullanmaktadır.
1999 yılında Bangladeş’teki İslami sigortacılık şirketleri, İslami sigortacılığı kapsayacak kadar detaylı
olmayan 1938 tarihli Sigortacılık Kanunu kapsamında lisanslandırılmıştır. Çünkü İslami sigortacılık,
Şer’i kural ve düzenlemelere dayalıyken, geleneksel sigortacılık geleneksel düzenlemelere tabidir.
Bangladeş hükümeti tarafından 2007 yılında İslami ve geleneksel sigortacılık için ayrı sigortacılık
kanun taslaklarının hazırlanması için bir komite oluşturulmuş olmasına rağmen, bu çabalardan
henüz sonuç alınamamıştır. 3 Mart 2010 tarihinde Bangladeş parlamentosunda iki sigortacılık
kanunu çıkarılmıştır. Bunlardan biri 18 Mart 2010’da yürürlüğe giren Sigortacılık Kanunu, diğeri de
2010 tarihli IDRA Kanunudur. Ancak, bu kanunda sadece İslami sigortacılıktaki yatırım varlıklarına
ilişkin kurallar yer almaktadır. Yasal ve düzenleyici bir çerçevenin olmaması, İslami sigortacılık
sektörünün gelişimini engellemiştir.
Şu anda Tekâfül şirketlerinin en büyük sorunu, yatırım yapılabilir fonlarının yüzde 30’unu devlet
tahvillerine ve diğer iç borçlanma senetlerine yatırmak zorunda olmalarıdır. Devlet tahvilleri,
vadesine bağlı olarak yüzde 8 ila 10 arasında faiz getirisi sağlasa da, Merkez Bankası tarafından
2004’te ihraç edilen Bangladeş İslami Yatırım Tahvili (BGIIB), İslami sigortacılık şirketlerine yalnızca
yüzde 2 ila yüzde 4 arasında kâr payıvermektedir. İslami sigortacılığın önündeki başka bir engel
de İslami sermaye piyasasının olmamasıdır. Tüm tahviller ve sertifikalar faize dayalı olduğundan
İslami sigortacılık şirketlerinin İslami bankalar dışında herhangi bir yatırım alternatifi yoktur. İslami
sigortacılık şirketleri bu tür yatırımlara ya da sermaye piyasasına katılamazlar. Sonuç olarak, İslami
sigortacılık şirketleri geleneksel sigortacılığın gerisinde kalmaktadır. Hem İslam bankacılık hem
de İslami sigortacılık açısından istenilen seviyeye ulaşmada Bangladeş’te faaliyet gösteren İslami
bankalar ile İslami sigortacılık şirketleri arasında güçlü bir ilişki kurulmalıdır. İslami sigortacılıkta
yeni finansal ürün ve hizmetlerin geliştirilmesi ile ilgili olarak, tekâfül şirketlerinin İslami finansal
tahvillere, İslami programlı bankalara, paylaşımlı yatırımlara ve ulusal ve küresel İFK’lara veya
bankalara yatırım yapmasına izni verilebilir.




