Table of Contents Table of Contents
Previous Page  151 / 213 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 151 / 213 Next Page
Page Background

İslami Finansal Araçların Çeşitlendirilmesi

140

ile devlet tahvilleri gibi risksiz varlıkların getirisidir. Örneğin, Avro bölgesinde yer alan bir ülke,

kamu-özel ortaklığı şeklinde öz kaynak katılımıyla (hisse senedi alım yoluyla ortaklık) sermaye

harcamalarını finanse edebilmektedir. Hükümetler, fon toplamada borca dayalı bir tahvil ihraç

etmek yerine, bu finansman için öz kaynak/müşâreke katılımlı sukuk/menkul kıymetleri kullanabilir.

Bu araçlar, düşük fiyatlarla ihraç edilip ikincil piyasalarda alınıp satılabilir. Bu, sıradan tüketici

ve yatırımcıların, hükümetin faaliyetlerinde bir paya sahip olma sürecine katılmalarına olanak

tanıyabilir. Bu araçlar, nüfusun geniş çaplı katılımına yönelik teşviklerle birlikte sosyal dayanışmayı

artırabilir ve hatta güçlendirilmiş yönetişim için bir teşvik yapısı sağlayabilir. Ancak, bu tavsiyelerin

gerçekleştirilmesinde operasyonel kısıtlılıkların ele alınması gerekir. Aşağıdaki bölümde bazı

önemli kısıtlılıklar açıklanmaktadır.

Sektör Kısıtları

• Bunlardan

ilki

, İslami ve geleneksel finans arasında eşit şartların olmamasıdır. Borç

finansmanını destekleyen yapısal, kurumsal, idari, mali, parasal ve hukuki yollardan oluşan

büyük bir yapı söz konusudur.

İkincisi

, İFK’larda uzun vadeli, düşük riskli/Şer’i uyumlu likit araçlar/ürünler mevcut

değildir. Bu, İFK’ların rekâbet gücüne likidite ve finansal riskten korunma (hedging) kısıtlılığı

getirmektedir. Sonuç olarak İslami finans sektörü geleneksel araçları taklit etmeye mecbur

kalmaktadır.

Üçüncüsü

, İFK’lar küresel erişimlerinin genişletilmesinde dikkat çekici derecede iyi

performans göstermektedir; ancak bilgi sahibi olmadıkları veya İslami sözleşmelere mesafeli

olan ülkelerde/bölgelerde bu şekilde hareket etmek zorundadırlar. Bunlar İFK’ların karşı

karşıya olduğu sorunlardan bazılarıdır. Uzun vadede sürdürülebilirlik konusu çok büyük

öneme sahiptir.

Dördüncüsü

, açılma eğilimi gösteren kapalı bir ekonomide ticari ortamı geliştirmek

açısından hâlâ yapısal reformlara ihtiyaç duyulmaktadır. Bürokrasi ve külfetli düzenlemeler

girişimcilik faaliyetini engellerken, devlete ait işletmeler ekonomiye zarar vermektedir.

Dolayısıyla, 2017 tarihli Küresel Ekonomik Özgürlük Endeksine

105

göre Umman, 62,1

puanla dünyada seksen ikinci sırada yer almaktadır. Bu daha çok, Umman’ın muhafazakâr

nitelikli genel sosyal dokusunun bir yansıması olup ülkenin sosyal istikrarının ayırt edici

bir özelliği olarak görünmektedir. Bu, ayrıca İslami bankacılıktaki sınırlı ürün yelpazesine

bakılarak da anlaşılabilir.

Dolayısıyla, tavsiye edilen yeni çağın İslami finansını uygulamak ve istenen ekonomik faydaları

elde etmek adına yukarıda açıklanan kısıtlılıkların ulusal bir öncelik olarak tutarlı ve kurumsal

bir stratejiyle ele alınması gerekmektedir. Bu nedenle, özellikle yukarıda sayılan özelliklere sahip

gelişmiş ve canlı bir hisse senetleri piyasası, tasarrufları artırarak sermayenin verimli projelere etkili

bir şekilde tahsis edilmesini sağlamalıdır ve bu da ekonomik büyüme hızını artıracaktır. Mirakhor

ve diğerleri (2015: 29, 2011a: 20), bu adımların piyasa katılımının maliyetinin azaltılmasına,

piyasaya güveninin artırılmasına ve borca bağımlılığın düşürülmesine yardımcı olabileceğini ileri

sürerek, canlı ve güçlü bir hisse senetleri piyasası oluşturmanın koşullarını saymaktadır. Listede

yer alan bazı koşullar şunlardır:

• Borca dayalı araçlarla adil bir şekilde rekâbet edebilmek adına öz kaynaklara ilişkin

ürünlerde eşit şartlar oluşturmaya yönelik politikalar; bu, borcu destekleyen ve elde öz

kaynak tutma faaliyetlerini dezavantajlı bir konuma sokan tüm hukuki, idari, ekonomik,

finansal ve düzenleyici yanlılıkların kaldırılması demektir.

105 Bkz.

http://www.heritage.org/index/country/oman.

Erişim tarihi: 28 Nisan 2017 21:29