Table of Contents Table of Contents
Previous Page  150 / 213 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 150 / 213 Next Page
Page Background

İslami Finansal Araçların Çeşitlendirilmesi

139

Teknoloji odaklı finansal yenilik, ekonomik davranışlarda/büyümede temel dönüşümlere öncülük

edecekse, yeni ve uyarlanabilir pazar yerlerine başvurma çok önemli bir bileşendir. Geliştirilmiş ve

mali olarak karşılanabilir finansal esnekliklerin var oluş nedeni, aracısız işlem yapma olanağıdır. Bu,

fazlalık ve noksan birimler arasında geleneksel iş modeli sürtüşmelerinin etkisiz hale getirilmesine

yardımcı olmaktadır. Dolayısıyla, ‘finansör-aracı-girişimci’ modelinden ‘finansör-girişimci’ modeline

net bir şekilde yönelme söz konusudur. Sonuç olarak ortaya çıkan P2P (eşler arası) borç verme,

kitle fonlaması, melek yatırımcılık, mobil bankacılık ve diğer benzer finansman biçimlerine dair

küresel odak bunun bir kanıtıdır. Bunlar, finansal tabana yayılma için daha iyi fırsatlar oluşturmakla

kalmamış, aynı zamanda gelişmiş vasilik ve risk paylaşımıyla genel sosyal dokuyu geliştirme eğilimi

göstermiştir. Aynı odak noktası, özellikle KOBİ’lere yönelik Tanfeed, AlRafdh ve Ethmar fonları ve

risk sermayesi göz önünde bulundurulduğunda Umman için tavsiye edilmektedir.

Şunun da belirtilmesi gerekir ki finansal teknolojilere dayalı yeni çağ finansı şu anda tam olarak

yaşanmaktadır. Öz kaynak finansmanı gibi tipik bir risk paylaşım anlaşmasında taraflar sözleşmenin

riskinin yanı sıra ödülünü de paylaşırlar. Varlıklar, kazanç getiren ticaret ve üretim faaliyetlerine

yatırılır. Arrow-Debreu menkul kıymetlerinde olduğu gibi varlıkların getirisi, yatırımın yapıldığı

anda bilinmemektedir. Umman’ın İslami finansı benimsemesi, kendisini ‘Yeni Çağ İslami Finansal

Teknoloji Finansı’ uygulayan yani girişimcilik, finansal tabana yayılma, araştırma ve yeniliğe

yönelmiş bir ülke olarak konumlandırarak, ekonomik çeşitlilik ihtiyaçlarının karşılanması için

değerli bir fırsat yaratmıştır. Umman’da yeni oluşturulan Vakıf Forumu (2017) ve CBFS aracılığıyla

gerçekleştirilen diğer benzer ön girişimler, bu yönde atılan adımlardır. Ayrıca, finansal teknolojiler

(bkz.

worldwaqf.org)

aracılığıyla vakfın kitle fonlaması ile birleştirilmesine yönelik girişim (WIFE,

2016), Tanfeed girişimleri kapsamında başka bir fikirdir.

Buna ek olarak, yukarıdaki belirtilen girişimlerin başarısını ve sürdürülebilirliğini sağlamak için,

İslami sermaye piyasalarını ve diğer önemli alanları teşvik etmeye yönelik yenilikçi yaklaşımlar;

yatırım bankacılığı, borsalar, ticaret ve mahsul finansmanı ve ödeme sistemidir. Borsaların teşviki,

İslami finansta önemli bir rol oynayabilir

103

; İslami sistem 2.0 sürümünde yatırım bankaları kredi

sağlamak yerine hissedar olarak katılım sağlar. Bu bankaların mevduat sahipleri piyasa fiyatlarına

göre borsada alınıp satılabilecek pazarlanabilir hisse senetlerine sahip olur. Mevduat sahipleri

genellikle riskten kaçındıklarından, sadece istedikleri risk-getiri profilini sağlayan hisselere yatırım

yaparlar. Bu da bankaları en kârlı projeleri seçmeye yönlendirecektir. Böylelikle finansal kaynaklar,

Kuran’ın 2. Suresinin 275. ayetine uygun olarak ne fazla fon sahibinin ne de girişimcinin

sömürüleceği şekilde gerçek fırsat maliyetini almaz (bkz. örneğin Mirakhor ve Shaukat, 2015 ve

Shaukat 2015/16).

Shaukat (2016), örneğin Umman gibi petrol gelirleri azalan KİK ülkelerinin ve hatta borç batağına

saplanmış Avro bölgesi ülkelerinin, kamu-özel ortaklığı şeklinde öz kaynak katılımıyla (hisse senedi

alım yoluyla ortaklık) sermaye harcamalarını finanse edebileceklerini önermektedir. Hükümetlerin

risk paylaşımını geliştirmesine olanak tanıyan en ümit verici araçlardan biri, insanların gelirlerine

ilişkin riskleri azaltmasına ve ülkelerin uluslararası risk paylaşımını geliştirmesine imkân sağlayan

‘makro piyasa’ menkul kıymetleri olarak adlandırılan enstrümandır

104

. Hükümetler, hisse senedi

primlerinden kolaylıkla faydalanabilir: yani bunlar fazla öz kaynak kârlılığı ve öz kaynak araçları

103 Shaukat ve Alhabshi’nin (2015) de ele aldığı gibi, faize dayalı kredi sistemi, spekülasyona yönelik kredi verdiğinden ve öz

kaynak kârlılığını bozacak ve fiyat çakılmalarına yol açacak şekilde bol likidite sağladığından bu piyasaların verimliliğini

önemli oranda azaltmıştır. Getiriler, spekülasyon ve hisse fiyatı değerlenmesiyle daha ilgili, şirketin temel durumu ile ise

daha az ilgili hale gelir.

104 Bu tür bir risk paylaşım aracı, bir süredir analistler tarafından önerilmektedir. Bu tür ‘makro piyasa’ araçlarını ilk önerenlerden

biri olan Shiller (2003), risk paylaşımının faydalarının çok olduğuna ancak uygun araçların sınırlı sayıda olması nedeniyle bu

faydaların henüz gerçekleşmediğine inanmaktadır.